Türkiye Devrimi’nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı gerçek devamcıları tarafından anıldı

 

 

 

Türkiye Devrimi’nin Teorik ve Pratik Önderi, yenilmez devrim savaşçısı, Partimizin İlk Genel Başkanı Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’yı bedence aramızdan ayrılışının 47’nci yılında mezarı başında, düşünce oğulları ve kızları olarak yaptığımız eylemle andık.

Anma etkinliğimiz Topkapı Mezarlığı önünde oluşturduğumuz kortejin yürüyüşü ile başladı. Yürüyüş boyunca, “Kıvılcımlı Yaşıyor HKP Savaşıyor!”, “Kıvılcımlı Usta Ölümsüzdür!, “Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!”, “Kahrolsun AB-D Emperyalizmi!”, “Yaşasın İkinci Kurtuluş Savaşımız!”, İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!” sloganları atıldı.

Eyleme Nakliyat-İş Sendikası öncülüğünde, Parababalarına karşı yaklaşık bir buçuk yıldır işi, ekmeği ve onuru için direnen Real Market İşçileri ve yaklaşık 6 aydır direnen Makro – Uyum İşçileri de katıldı.

Hikmet Kıvılcımlı’nın mezarı başında öncelikle devrim şehitleri için saygı duruşunda bulunduk. Daha sonra Usta’mız Kıvılcımlı’nın mücadelesini anlatan bir konuşma gerçekleşti. Konuşmayı HKP Bursa İl Başkanı Av. Halil Ağırgöl Yoldaş’ımız gerçekleştirdi.

Yoldaşımız konuşmasında, Usta’mızın “Oportünizm Nedir?” kitabının sunuş kısmında; “Görev başında ömür merdiveninin son basamaklarına geldik. Kimsenin kara yahut mavi yahut yeşil, ela gözü için yaşamadık Kimseden proletarya doğruluğu ve yoldaşlığı dışında bir şey beklemedik. Kimsenin de bizden başka şey istemesine göz yummadık” dediğini aktardı.

Yoldaşımız konuşmasının devamında; Kıvılcımlı Usta’nın 1902 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Makedonya’sında doğduğu günden bu yana, bu anlayış ve cesaretle yaşamış olduğunu ve aktardı. Halil Ağırgöl Yoldaş konuşmasına şöyle devam etti:

“Kıvılcımlı Usta, hem Balkan Savaşları hem de Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı döneminde halkın çektiği tüm sıkıntılara, açlığa, sefalete bizzat içinde yaşayarak, yoksul bir ailenin çocuğu olarak, tanıklık etti. İzmir’in Emperyalistlerce işgalinden sonra Kuvayimilliye hareketine katıldı. Henüz 17 yaşındayken “Köyceğiz Kuvayimilliye askeri Komutanlığına” atandı ve aynı zamanda arkadaşlarıyla “Menteşe” gazetesini çıkardı. Kuvayimilliye döneminden sonra ailesiyle birlikte tekrar İstanbul’a yerleşti ve Kurtuluş ve Aydınlık dergileri aracılığıyla Sosyalizm’le tanıştı. TKP kurulduktan hemen sonra 1921’de TKP’ye üye oldu.   Böylelikle Kıvılcımlı’nın ömrünün sonuna kadar devam edeciği Devrimci Mücadele başlamış oldu. 1925 tarihinde toplanan Türkiye Komünist Partisi kongresinde Partinin Merkez Komite üyeliğine getirildi. Kıvılcımlı’nın Partideki görevi “Genç Komünistler Reisliği idi.”.”

Halil Ağırgöl Yoldaş’ımız, Usta’mızın düşündüğü gibi yaşayan ve yaşadığı gibi düşünen bir devrimci olduğunu ve 1935 yılında yazdığı “Devrimci Aydın Nedir? Hanry Barbüs” eserinde devrimci aydının karakterini de en bilimsel şekliyle açıkladığı söyledi ve şunları aktardı:

“Hayatın tüm gerçekliğine uyan bu tanıma göre Devrimci Aydın; kitle ve hareket adamıdır, örgütlüdür ve enternasyonalisttir. Buna göre Kıvılcımlı da tam anlamıyla devrimci bir aydın ve militandır. O, hayat ve kitle adamıdır. Yaşamının her alanında halkın içinde olmuştur. Çocukluğundan ölümüne kadar yoksul halk yığınlarının yaşadığı koşullarda yaşamıştır. 22,5 yıllık cezaevi yaşamında hep halk kesiminden insanlarla birlikte kalmıştır. Mesleği olan doktorluğu para kazanmak için değil yoksullara, işçilere köylülere yakın olmak için kullanmıştır. Kendi deyimiyle ayağında demir çarık, elinde demir asa halkın arasındadır.

“Kıvılcımlı Hareket ve Örgüt Adamıdır. O, hiçbir zaman anarşistçe bir şöhret için kuru edebiyat yapmamıştır. Mücadeleye atıldıktan sonra her an örgütlü olarak yaşamış, hiçbir zaman “tek” olmamıştır. Hep örgütlü devrimci mücadeleyi savunmuştur ve bunun için savaşmıştır.

“Kıvılcımlı Enternasyonal adamıdır. Henüz kimsenin dile getirmediği “Kürt Sorunu” ilk kez devrimci bir perspektifle onun tarafından ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Bin yıldır birlikte yaşamış olan halkların gerçek eşitlik, kardeşlik ve, devrimci prensipler çerçevesinde bir arada yaşayabileceğini savunmuştur.

“Bilimsel Sosyalizme teorik katkısından dolayı Kıvılcımlı, Marks, Engels ve Lenin’den sonra Bilimsel Sosyalizmin ustalarından biri olmuştur.”

Yoldaş’ımızın konuşmasından sonra Anma Etkinliğimiz, İşçi Sınıfı Önderi İsmet Demir Yoldaş’ın mezarı başında yapılan saygı duruşu ile devam etti. İsmet Demir Abimizin mezarı başında yiğit Real Direnişçilerinden Yaşar Kara bir konuşma gerçekleştirdi. Kendisinin tüm İşçi Sınıfı adına konuştuğunu söyleyerek başladığı konuşmasında şunları aktardı: “Bizler İsmet Demir Abimizin mücadelesini, birlikte direndiğimiz Nakliyat-İş Sendikası Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu kanalıyla ve direnişlerle öğrenmiş olduk. Biz bunu yaşayarak gördük. Ben birkaç gün önce okuduğum İsmet Demir’in anılarını anlattığı kitabında nelerle mücadele ettiğini gördüm. Ne kadar haklı bir mücadele verdiğimizi o kitabı okuduktan sonra bir kez daha anlamış oldum. İşçi Sınıfı Mücadelesini eninde sonunda hep birlikte başarıya ulaştıracağız.”

Yaşar Kara konuşmasında, nerede bir direniş, nerede bir İşçi Sınıfı örgütlenmesi varsa, bu büyük tecrübelerden yararlanması gerektiğini söyledi. Şu an verdikleri mücadelede Kıvılcımlı Usta ve İsmet Demir Yoldaş’tan esinlendiklerini söyleyen Kara şunları aktardı: “Bizler onların sahiplendiği, bize miras bıraktığı mücadeleyi devam ettirdiğimiz sürece bizlerin bileğini bükecek kimse yok.”

İsmet Demir Yoldaş’ımızın mezarı başında bir diğer konuşmayı Migros’a karşı mücadele eden Makro-Uyum İşçilerinden Gökhan Polat gerçekleştirdi. Polat, Makro-Uyum İşçileri olarak Migros’a karşı bir mücadele başlattıklarını belirtti ve bu mücadelede kendilerini yalnız bırakmayan Nakliyat-İş Sendikası’na ve Partimize teşekkür ederek konuşmasına başladı. Konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Konkordato ilan eden bir firmanın emekçileri olarak yaklaşık 6 aydır Migros mağazalarında direniş yapıyoruz. Bu direnişte Real Direnişçileri ile beraber yürüyoruz. Bizlerin desteği, bu direnişler zaferle sonuçlanana kadar devam edecektir. Hiçbir maddi çıkarı olmayan Nakliyat-İş Sendikası Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ve yöneticileri bizlerin her zaman yanında oldular. Hepsine teşekkür ediyoruz. Bizler direne direne kazanacağız. Bu yolda ölmek var dönmek yok.”

Anma etkinliğimiz sloganlar eşliğinde son buldu.

Bizler Kurtuluş Partililer olarak, Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’dan aldığımız bayrağı zafere ulaştırana kadar ve Demokratik Halk İktidarı’nı kurana kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Kıvılcımlı Yaşıyor HKP Savaşıyor!

Kıvılcımlı Usta Ölümsüzdür!

Devrim Şehitleri Ölümsüzdür!

Davamız Halkın Kurtuluş Davasıdır!

Yaşasın Halkın Kurtuluş Partisi!

İstanbul’dan Kurtuluş Partililer

Comments are closed.